.


24/9/2008 · Kategori: YAZI TAHTASI

Ay çiçeği güneşe aşık olunca, gülmekten kırılmış bütün bitkiler. "Güneş gökyüzündeki tahtından bir an bile ayrılmaz. Kudretli ve ulaşılmazdır. Sen kim, o kim. Vazgeç bu sevdadan" demişler hep bir ağızdan. Ay çiçeği sesini çıkarmamış. Sevdalı gözlerini dikmiş güneşe; bakmış bakmış bakmış.

Uzun müddet hiçbir şeyin farkına varmayan güneş, nihayet bir gün, ay çiçeğinin bakışlarını hissetmiş üzerinde. Önce geçici bir heves sanmış ama zamanla yanıldığını anlamış. Ay çiçeği öyle inatçıymış ki, güneş tahtını nereye taşıdıysa, yılmadan usanmadan o yöne çevirmiş başını.

Derken bir öğleden sonra, artık bu takipten bıkan güneş sapsarı gazabıyla kavurmuş ay çiçeğini. Daha ay çiçeğinin üzerinde simsiyah duman tüterken, insanlar akın etmişler olay mahaline. "Yaşasın!" demiş içlerinden biri. "Şimdi ne güzel çitleriz bu aşkı."

Aynı gece televizyonun karşısında acıklı bir aşk filmine gözyaşı dökerken, çitlemişler ayçekirdeklerini.


Elif Şafak

Yorum (0)

siteniz için flash ürünleri


21/9/2008 · Kategori: BİLGİSAYAR

merhaba bugün size imambayıldı yapmayı öğreteceğim. gerekli malzemeler patlıcan,kıyma......
keşke birileride bize bilgisayarla ilgili birşeyleri böyle öğretebilseydi. ne yazık ki bilgisayar bilenler paylaşmayı ve öğretmeyi beceremiyor. bilmem biraz sert mi oldu ama ben sürekli araştırmak zorunda kalıyorum en ufak birşey için bile. neyse ilerde inş. benim sitemde böyle şeyler olmayacak.

bulduğum güzel bir siteyi paylaşarak başlamak istiyorum.


http://www.flash-gear.com


Yorum (1)

ilk yazı


21/9/2008 · Kategori: YAZI TAHTASI

merhabalar!
Daha orjinal bir giriş yapamadığım için beni bağışlayın ama tuz, şeker, limon, kırmızı biber karışımı birşey yediğinizi düşünün. heh işte tam o haldeyim gece gece. nasılmış di mi:) artık içimde oluşan blog düşüncesine dayanamadım. aşağıdaki yazıyı da okuyunca blog yapmaya karar verdim. ilk yazımda size öğretmenlikle ilgili bu yazıyı sunmak istiyorum. okuduktan sonra bende sadece şeker kaldı bakalım sizde ne kalacak:)


Alıntıdır:
 http://bikedigordumsanki.blogcu.com/Ortmenim+_/

Çocuk sesleri..

Bugün daha sakindim. Uykumu alabilmişim. :) Boğarım ve başım ağrımıyor. Heeyy be ! Maşşallah bi sesim var ki inletiyor ortalığı! Aman dur Murtaza nazar değdiricem şimdi kendime. :)

Sabahın altısı nerdeee, öğlene doğru uyanmak nerdeee! Haliyle çarptı biraz bu durum beni.

Sabah okulun bahçesinden içeri girer girmez, üzerime farklı bir elbise geçirdiğimi fark ettim; tüy kadar hafif, su gibi şeffaf, şeker gibi tatlı...

"Öğretmenim günaydın!" diyorlar ya, işte o esnada ne uyku kalıyor ne de başka bir şey.
O kadar renkliler ki, gözlerimi kamaştırıyorlar. Kımıl kımıl yüzlerce çocuk sesi...
 Göğsümü yarıp, hepsini içime sokasım geliyor. :))
Gülümsüyorum hepsine bütün içtenliğimle. Zaten sırıtık bi tipim var zorlanmıyorum yani, aha böyle ":)".
 Çünkü biliyorum benim de çok gudubet hocalarım olmuştu, bana yapılanı sevmediğimden onlara da aynı şeyleri yaşatmıcam Murtaza.

Öğretmenler odasından bahsedeyim mi sana? Kadınlar hamamı mübarek! Bu ne yahu! :) Hiç değilse şu ücretlilerden biri erkek olsaydı. Eli yüzü düzgün, helal süt emmiş filan hani ;)) Yok yavrum yok, bende şans yok.

Benimle pek ilgilenen olmuyor, hepsi annem yaşında zaten. 
Öyle düşünmek istemiyorum ama sanırım kaale alınmıyorum ücretli öğretmen olarak. Çok da şeymeydi afersin!

Diğer ücretliler de dün bahsettiğim gibi senin benim gibi çıtırlar. Bak çıktır dedim sana, kıymetimi bil Murtaza! :) Kendime de dedim de, karıştırma orasını. :)
Ancak onlarla konuşabiliyorum, o da zaten kendi aralarında oluşturmuşlar bir koalisyon, aralarına giremiyorum pek açıkçası. İçlerinden biri:
- Sıkılmadın mı daha :) Biz ikinci gün çok sıkılmıştık. :) dedi. Sıkıldım sıkılmasına da, ne yapabilirim ki!
Her yerden öğretmen fışkırıyor! Bugün hoşgeldiniz diyen öğretmenleri, sokakta görsem tanımıcam.

Ben de bekliyorum ki üniversitedeki gibi olacak iş hayatı. Samimi, içten, muhabbet dolu... Pehhh! Ne kadar farklıymış meğersem. Bütün gün gülümsüyorum herkese. İster karşılık versinler, ister vermesinler.

Her şeyi sıfırdan öğreniyorum, e haliyle çok farklı hissettiriyor insana bu durum. Dımdızlak!
Yani, seminer yüzü görmemişim, hadi onu geçelim bi Allahın kulu da çıkıp hocam şöyle yapıyoruz şunları ediyoruz demiyor.Bugün ikinci günüm ama tuvaletin nerde olduğunu bile bilmiyorum mesela:). Kocaman iki blog! Kendi kendime tenefüslerde keşfetmeye çalıştım okulu, olmadı.
Kocaman filan ama bir labı yok anasını satim! Mikroskop gösterdim bugün çocuklara, o da çalışmıyordu.
Sınıflar hemen hemen kırkar kişilik.
Ama nasıl tırstırdıysam veletleri ilk derste, gıkları çıkmıyor! :))
Kendimi tebrik ediyorum o bakımdan. 

Bugün bir öğrencinin velisi geldi, ilk velim olma şerefine nail oldu ama tabi kendisi bilmiyor :):
- Siz öğretmen misiniz? Çok gençsiniz:), dedi.
Acaba neye benzetti. :))

Branşımdan bir hoca daha var, bahsetmiştim. Okulun numunelik erkeklerinden. Keşke bayan olsaymış, öğretmenler odasında bulurdum ne güzel. Şimdi ara ki bulasın okulda.
Dün sıkıştırmıştım:
- Bana bak! Ya bana anlatırsın ne yapacağımı, ya da şu kitabı yediririm!
Hatırladın mı, tam olarak böyle dememiştim ama neyse. :)
 Heh işte, bugün yanıma geldi projelerden, performanslardan bahsettik. 
Bir sınıfını daha veriyormuş bana. Versin tabi! Hatta bi tane daha vermesi gerekirdi. Benim alacağımın üç katı maaş alıyor. Yine 30 saati dolduramadım. Offf ne yapim ya, yirmi dört saat de iyi. Yol parası vermiyorum diye teselli ediyorum kendimi. 

Pazartesi günü toplantı yapılacakmış, programlar değişecekmiş. Bakalım inşallah yamalı bohçaya benzemez.  Müdür geldi işte öğretmenler odasına anlattı, nöbetlerden bahsetti.
- Bütün nöbetleri yeni gelen hocalara tutturucaz.
Ordan bi kaç hoca da:
- Tutturun tabi, biz nasıl tutuk eşek gibi, şimdi de onlar tutsun.

Bu ne ya! Bu nasıl tavırdır böyle! İnsan hadi güler yüzle söyler de anlarım, yok anam yok gayet ciddi bi şekilde benim ve o sırada odada olan diğer ücretlinin gözlerinin içine baka baka hönkürdüler.


Her şey tecrübe için... Özel okullara gittiğimde, ilk olarak tecrüben var mı diye sormalarından belli değil mi.
Tabi maddi durumu da yabana atmamak gerek; malum kurs parası vericem.


Eyy hayat, bakalım bana daha neler öğreteceksin, bekliyorum! :D

Yorum (2)